Çekişmeli Boşanma Davalarında Maddi Tazminatın Talep edilmesi Şartı

Çekişmeli Boşanma Davalarında Maddi Tazminatın Talep edilmesi Şartı

Çekişmeli Boşanma Davalarında Maddi Tazminatın Talep edilmesi Şartı

Talep

Boşanmada maddi tazminat, talep üzerine karara bağlanacak bir meseledir. Maddi tazminat hakkı, boşanmanın eki niteliğindedir. Bu hak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(“HMK”).m. 74 hükmü ile bağlıdır. Talep ilkesine bağlı olarak, şayet maddi tazminat konusunda davacının talebi yoksa, Hakim maddi tazminata hükmedemez.

Konu ile alakalı Yargıtay bir kararında, boşanma davası içinde boşanmanın fer’i olarak maddi ve manevi tazminata karar verilebilinmesi için bir talebin var olması gerektiğini, aksi takdirde, manevi ve maddi tazminata karar verilmesinin hukuken uygun olmayacağını açıklamıştır.

Maddi tazminat hakkı kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardandır. Maddi tazminat isteminde bulunan eş yargılama aşamasında bu hakkın bir kısmından ya da tamamından vazgeçebilir.Hakimin maddi tazminata hükmedebilmesi için bu konuda istek olması gerekir. Maddi tazminat istemi yazılı veya sözlü olarak yapılabilir.Ancak hukuki sonuç doğurabilmesi için sözlü isteklerin mahkeme tutanağına geçirilmesi zorunludur.

Talep olmadan hakim re’sen tazminata hükmedemez. Ayrıca, taleple bağlılık kuralı (talepten fazlaya hükmetme yasağı) uyarınca tazminat belirlenirken istem miktarı aşılamaz.Tazminat ile ilgili bir talep olması halinde, Mahkeme Hakimi tarafından bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmelidir.

a. Talebin Belirli Olması

Açılan dava dilekçesinde tazminat talebinde bulunan, taraf talebini açık bir şekilde belirtmelidir. Taraflardan biri tazminat talebinde bulunmuş, ve fakat talepte bulunan taraf tazminatın maddi tazminat mı, yoksa manevi tazminat mı olduğunu belirtmemiş ise, bu durum Hakim tarafından talepte bulunan tarafa açıklattırılmalıdır.

Yargıtay içtihatlarına göre, tazminat isteminde bulunan tarafın, tazminatın niteliğini açıklamadığı durumlarda, Mahkemenin talep eden tarafa bu husus açıklattırması gerekmektedir. Aksi yöndeki bir uygulama kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.

Maddi Tazminat, kısmi tazminat olarak başka bir deyişle fazlaya dair haklar saklı tutularak istenemez. Burada tam bir hesaplamaya dayalı zararın tamamının giderilmesi amaçlanmamış, maddede “uygun bir maddi tazminatın” istenebileceği hüküm altına alınmıştır.

b. Talebin Süresinde Yapılması

Boşanma davasında maddi tazminat davanın her aşamasında talep edilebilmektedir. Talep, yazılı bir dilekçe ve sözlü olarak duruşma esnasında, ya da açılacak ayrı bir dava ile talep edilebilmektedir. Yargıtay, maddi tazminatın boşanma davasının fer’isi olduğu, boşanma hükmü verilinceye kadar ileri sürülebileceği, bu kapsamda, iddianın genişletilmesi olarak değerlendirilmeyeceği görüşündedir.155

Maddi tazminat boşanma davasının her aşamasında talep edilebileceği gibi, boşanma davası sona erdikten sonra da ayrı bir dava ile talep edilebilmektedir. Zira TMK.m. 174 hükmünde mevcut ve beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen “taraf” demek suretiyle, boşandıktan sonra artık eş olmayan tarafa da dava hakkı tanınmaktadır.

TMK.m. 178 hükmüne göre, evlilik birliğinin boşanma sebebiyle son bulmasından doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesi itibariyle bir yıl zaman aşımı süresine tabidir. Maddi tazminat Boşanma davasıyla istenebildiği gibi boşanma kararının kesinleşmesinden sonraki bir yıl içinde de istenebilir. Maddi tazminat boşanma kararının kesinleşmesiyle hüküm ifade eder.

c. Türk Parası ile Talep Zorunluluğu

Maddi tazminatın yabancı para esas alınarak talebi söz konusu olamamaktadır. Zira ortada yabancı para üzerinden yapılmış bir sözleşmeden kaynaklanan bir dava söz konusu değildir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı takdirde yabancı para üzerinden veya kısmi, olarak maddi tazminat talebinde bulunulamaz.

TBK.m. 99 hükmünde yer alan “konusu para olan borç memleket parasıyla ödenir” şeklinde açıklamaya göre, şayet boşanan taraflar arasında özel bir anlaşma olmadığı takdirde tazminatın Türk Lirası ile ödenmesine karar verilmesi gerekmektedir. Şayet taraflar anlaşmalı boşanma davası açması halinde, tazminat miktarı yabancı para olarak kararlaştırılabilir ve Mahkemede anlaşma doğrultusunda buna karar verebilir.

d. Maddi Tazminat Talebinde Faiz

Maddi tazminat, boşanma davalarının fer’isi niteliğindedir. Boşanma davası kesinleşmesiyle belirgin ve muaccel bir alacak haline gelir. Talep olmadığı takdirde faize ilişkin bir karar verilmemektedir. Talep halinde boşanma kararının kesinleşmesi tarihinden itibaren tazminata faiz uygulanır.

Nitekim, Yargıtay içtihatlarına göre, boşanma davası içinde istenen ve karar verilen maddi ve manevi tazminatlar boşanma davasının fer’ileri niteliğinde olduğundan ve boşanma hükmü kesinleşmeden sonuç doğurmadıklarından muayyen ve muaccel değillerdir. Bu nedenle faize boşanma hükmünün kesinleştiği tarihten itibaren karar verilmesi gerekir.

Borçlar hukuku tazminat sorumluluğu ile Medeni Hukuku boşanmada tazminat sorumluluğu farklarından biri de faizin başlangıcına yönelik farklılıktır. Borçlar Hukukunda haksız fiilden doğan maddi tazminat alacağı talep halinde dava tarihinden itibaren faiz talebinde bulunabilirken, boşanmada maddi tazminat hüküm kesinleşmesi ile gündeme gelmesinden sebeple ancak kesinleşme tarihinden itibaren faiz talep edilebilmektedir.

Maddi tazminat talep ve tespitine ilişkin olarak dikkat edilmesi gereken diğer hususlar ise,

Yukarıda da açıklamış olduğumuz üzere, evlilik birliği sona erdiğinde, çoğu kusursuz veya daha az kusurlu çoğu zaman kadınların, müşterek çocuklar ile birlikte zor duruma düştükleri görülmekte, boşanmanın akabinde yeni bir hayat kurabilmeleri oldukça zor olmaktadır. Burada hüküm tesis ederken Hakim, iki tarafın durumunu da değerlendirerek objektif bir tespit yapmalıdır. Türk Hukukunda, hüküm tesis ederken durum tespiti açısından sıkıntılar yaşanmakta olup, objektif kriterlere ilişkin birtakım kanuni düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır.

İsviçre Federal Mahkemesi ve doktrini tarafından maddi tazminatın tespiti konusunda tespit edilen bazı kriterler mevcut olup bunlar, evliliğin kısa ya da uzun süreli olmasına göre değişiklik göstermektedir. Buna göre 5 seneden az evlilik kısa, 10 sene ve üzeri evlilikler uzun süreli evlilik sayılmaktadır. Evlilik kısa ve müşterek çocuk yok ise, herhangi bir tazminata hükmolunmaz. Bu durumda boşanmaya sebebiyet vermede kusurlu olsa dahi evlilik birliğindeki hayat standartını diğer eşe sağlaması gerekmez. Evlilik uzun süreli ve müşterek çocuk mevcutsa bu durumda mevcut hayat standartının devamının sağlanmasına yönelik hüküm tesis edilebilmektedir.

Diğer bir kriter ise kusursuz ya da daha az kusurlu eşin kendi geçimini sağlayıp sağlamamasına yönelik olup; örnek vermek gerekirse, herhangi bir malvarlığı var ise buradan sağladığı gelir, çalışıp çalışmadığı, eğitim durumu, yaşı, sağlık durumu, çocuğa bakma zorunluluğu mevcut olup olmadığı.. vb kriterlerdir. Tazminat hesaplanırken tazminat ödeyecek tarafın fiilen mevcut geliri esas alınmaktadır. Sonuç itibariyle, İsviçre federal Mahkemesi ve doktrini tarafından somut olayın şartları nazara alınarak objektif kriterler tespit edilerek uygulama birliğine gidilmesi yerinde bir uygulama olup, Hukukumuzda da benzer uygulamalar tesis edilmesi ve düzenlemelere gidilmesi gereği hasıl olmaktadır.

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

WhatsApp chat