Boşanma Davasında Erkek Tarafının Hakları

Boşanma Davasında Erkek Tarafının Hakları

BOŞANMA DAVALARINDA ERKEK TARAFIN HAKLARI

Günümüzde boşanma davaları ne yazık ki artmış durumdadır. Oldukça zor bir karar olan boşanma kararı alan erkeklerin haklı birtakım kaygılar yaşadıklarını görmekteyiz. Boşanma davalarında, hukuksal hak ve menfaatlerin tam ve doğru olarak bilinmesi, gerek davayı açarken gerekse süreçte oldukça büyük önem arz eder.  Eksik bilgiler nedeni ile yaşanılan hak kayıpları sebebiyle bir çok kişi mağduriyetler ve kayıplar yaşayabilmektedir. Ekonomik belirsizlikler sebebiyle müvekkil erkekler, boşanma öncesinde sahip oldukları hakları öğrenmek istemekte olup bu süreçte tarafıma sıkça sorulan bazı konularla ilgili merak ettiklerinizi burada kısaca ele almak ve cevaplamak istedim.

Uygulamada, menfaat ve hak kayıpları arasında haksız yada fazla miktarda nafaka ödenmesi, fahiş maddi ya da manevi tazminat ödenmesi, varsa çocukların velayetleri, mal paylaşımı gibi hususlarda mağduiyetlerle karşılaşmaktayız.

Hukukumuzda, boşanma davalarında erkek veya kadın ayrımı yapılmaksızın boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların kusur oranları ölçüsünde ve somut olayın şartları nazara alınarak bir takım yaptırımlar söz konusu olabilmektedir. Velayet, nafaka, mal paylaşımı ve tazminat gibi boşanma davalarında çekişmeyi belirleyen unsurlarda kusur neticesinde belirlenecektir. Boşanma sürecinde kadının sahip olduğu haklara bir göz atalım;

  • Erkek, boşanma kararı aldığı eşten ayrı yaşama hakkına sahiptir.

Kural olarak evlilik birliği içerisindeki eşler müşterek bir konut altında bir arada yaşarlar. Fakat taraflardan biri boşanma davası açtığı taktirde, eşlere tanınan en önemli haklardan bir tanesi Ayrı yaşama hakkıdır.  Boşanma davası açılması ile beraber erkek taraf ayrı yaşama hakkına sahiptir. Aynı hakka kadın taraf da sahiptir. Boşanma davası açıldıktan sonra birlikte yaşama zorunluluğu ortadan kalkmaktadır.

  • Uzaklaştırma ve koruma kararları yalnızca kadınlara özgü değildir. Erkek taraf da, 6284 Sayılı Kanundan Kaynaklanan Koruyucu Tedbirlerin Uygulanmasını talep edebilir.

Şiddet; kişinin, fiziksel, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar görmesiyle sonuçlanan yada sonuçlanması muhtemel hareketleri, buna yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfi engellenmesini de içeren, toplumsal, kamusal veya özel alanda meydana gelen fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranıştır.Boşanma sürecinde yalnızca kadına veya müşterek çocuğa değil, zaman zaman kadınlar tarafından erkek tarafa  yönelik fiziksel, psikolojik şiddet gösterilebilmektedir. Böyle bir durumda, Erkek tarafta 6284 Sayılı Kanun gereğince koruyucu tedbirlerin alınmasını ve karşı tarafın uzaklaştırılmasını talep edebilir. Verilen koruyucu ve önleyici tedbir kararı sayesinde karşı taraftan gelen her türlü şiddet türleri önlenebilecektir. Karşı taraf bu koruma tedbiri kararlarına riayet etmezse “tedbir kararına muhalefet etmekten” hapisle cezalandırılması söz konusu olabilecektir. Fiziksel şiddet gören kişi, bunu en yakın karakola şikayet ile bu durumu bildirmelidir. Şiddetten haberdar olan ilgili kolluk birimleri mağdur kişinin evrak ve beyanlarını savcılığa ulaştırmasının akabinde, hazırlanan dosya savcılık koruma kararı alınması üzere ilgili aile mahkemesine gönderilir. Bazı acil durumlarda polis ve kolluk kuvvetleri şiddeti gerçekleştiren kişinin evden uzaklaştırılmasına yönelik tedbir kararı çıkartabilmektedir.

Şiddet gören ve bu durumdan mağdur olan kişi, şiddet uygulayan kişiyi, savcılığa şikayet edebilir ve koruma tedbiri kararı verilmesini talep edebilir.

Ayrıca şiddet gören kişi, aile mahkemesine bir dilekçe ile başvuruda bulunarak şiddete uğradığını ve yaşadığı evin kendisine ve varsa çocuğa tahsis edilmesini ve şiddet uygulayan kişinin uzaklaştırılmasını talep edebilir.

Verilecek olan koruma kararıyla, şiddet uygulayan kişinin hukuka aykırı bu davranış ve fiilleri yasaklanacak, talepte bulunulan yerlere yaklaşması engellenecektir.

  • Erkek tarafta ortak yaşanan eve aile konutu şerhi konulmasını isteyebilir.

Boşanma sürecinde karşı taraf kötü niyetle müşterek ikamet edilen evi, mal kaçırmak maksadıyla başkasına devredebilmekte, satabilmektedir. Karşı tarafın adına kayıtlı bulunan ve aile konutu olarak kullanılan taşınmazın devrini önlemek maksadıyla gayrimenkul üzerine Aile Konutu Şerhi konulmasını talep edebilir.

  • Erkek taraf, dava süresince müşterek çocuğun tedbiren velayetini talep edebilir.

Yukarıda değindiğimiz üzere, boşanma davasının açılması halinde eşler ayrı yaşama hakkına sahip olacaklardır.  Böyle bir durumda müşterek çocuğun dava süresince hangi eşte kalacağı sorunu gündeme gelmektedir. Boşanma davasında kadın kadar erkek tarafın en temel haklarından bir tanesi dava süresince müşterek çocuğun tedbiren velayetini talep etme hakkıdır. Erkek, baba olan tarafta şartlar uygunsa, kanundaki bazı belirleyici şartları haiz ise geçici velayeti talep edebilir, müşterek çocuğun geçici velayetini alabilir. Burada hakim tarafından müşterek çocuğun üstün yararı gözetilerek karar verilecektir.

  • Şayet gerek dava süreci, gerekse dava sonrasında müşterek çocuk velayeti anneye verilmiş ise, erkek tarafın, müşterek çocuk ile kişisel ilişki kurma hakkı mevcuttur.

Eğer çocuğun velayeti gerek dava süresince tedbiren, gerek davası sonrasında anneye verilmiş ise, erkek taraf çocuk ile kişisel ilişki kurma hakkına sahiptir.

Çocuk ile kişisel ilişki kurma hakkı, velayet hakkı kendisine verilmeyen eşe tanınan bir haktır. Bu şekilde çocuklarını görebilmek, çocuğuyla zaman geçirmek, etkileşimde bulunmak hakkı tanınmaktadır. Söz konusu bu hak eşler için olduğu kadar çocuk için de bir haktır. Çocukla kişisel ilişki zamanı ve şekli hakim tarafından belirlenir.

ERKEK TARAF DAVA SONUNDA MÜŞTEREK ÇOCUĞUN VELAYETİNİ ALABİLİR Mİ?

Boşanma davası devam ederken ya da davanın sonunda, Çocukların velayetlerinin hangi eşte olacağı konusu ise; müşterek çocuğun üstün yararı gözetilerek, uzman raporları alınarak, müşterek çocuğun yaşı ve kendisininde bu konudaki düşüncesine başvurularak, çocuğun gelişimi, haklı menfaatleri vb. konular dikkate alınarak Hakim’in takdiri ve kanaatleri sonunda karara bağlanmaktadır. Şartlar elverişli ise, müşterek çocuğun üstün yararı gerektiriyorsa velayet Erkek, baba tarafa verilebilmektedir.

ERKEK OLAN TARAF NAFAKA ALABİLİR Mİ?

Tarafımıza sıkça yöneltilen sorulardan biri Boşanma davası devam ederken yada davanın sonunda erkek olan tarafın nafaka alıp alamayacağı konusudur. Burada değerlendirilmesi gereken durum, boşanma ile yoksullaşma olup olmayacağı, boşanmaya sebebiyet verilen olaylarda kusurun kimde olduğudur. Nafaka ödeme şartlarının oluşması halinde örneğin velayetin verildiği taraf çocuklar için iştirak nafakası veya eş için yardım nafakasına hükmedilebilmektedir. Nafaka şartları oluşması halinde Hakim tarafından kadın veya erkek ayrımı yapılmaksızın nafakaya hükmedilebilmektedir.

ERKEK TARAF MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT TALEP EDEBİLİR Mİ?

Boşanma davalarında maddi ve manevi tazminat, erkek ve kadın taraf içinde söz konusu olabilmektedir. Erkek olan taraf tazminat alamaz inancı gerçek dışıdır. Burada değerlendirilen husus boşanmaya sebebiyet veren olaylardaki kusur ölçütüdür. Maddi tazminat talep edilmesi halinde esas alınan kriter; taraflardan hangisinin kusurlu veya daha fazla kusurlu olduğunun, manevi tazminatta ise kusurla birlikte, kişilik haklarının zarar gördüğünün tespit edilmesidir.

Boşanma Davalarında Mal paylaşımı yapılırken kadın veya erkek olmak sonucu değiştiriyor mu?

Boşanma davası sonunda mal paylaşımı, taraflarca belirlenen bir mal rejimi yok ise, 2002 yılından önceki evliliklerde 2002 yılına kadar edinilen mallar için Mal Ayrılığı Rejimi, 2002 sonrası evlilikler ve edinilen mallar için Katılma Rejimi şeklinde malların paylaşılması yapılmaktadır.

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Call Now ButtonDetaylı Bilgi İçin Arayın