Boşanma Davası ve Kadın Hakları

Boşanma Davası ve Kadın Hakları

BOŞANMA DAVASI VE BOŞANMA DAVASINDA KADIN OLARAK HAKLARIMIZ

Boşanma davalarının oldukça arttığı günümüzde, ülkemizde ekonomik ve kültürel duruma baktığımız zaman boşanma düşüncesi içerisine giren kadınların haklı birtakım kaygılar yaşadıklarını görmekteyiz. Ekonomik özgürlüğü olmayan, gerek kendisi ve gerekse çocukları için maddi ve manevi birtakım kaygılar içerisine düşen kadınların sayısı hiç de az değil. Özgürlük boşanma kararını alma sürecinde ciddi önem arz ediyor. Belirsizlikler sebebiyle müvekkil kadınlarımız, boşanma öncesinde sahip oldukları hakları öğrenmek istemekte olup bu süreçte tarafıma sıkça sorulan bazı konularla ilgili merak ettiklerinizi burada kısaca ele almak ve cevaplamak istedim.

Türk Medeni Kanun ve 6284 sayılı Aile’nin korunmasına ilişkin yasa ele alındığında; birçok konuda kadın ve müşterek çocuğu koruyan maddeler mevcuttur.

Boşanma sürecinde kadının sahip olduğu haklara bir göz atalım;

  • Kadın, boşanma kararı aldığı kocadan ayrı yaşama hakkına sahiptir.

Kural olarak evlilik birliği içerisindeki eşler müşterek bir konut altında bir arada yaşarlar. Fakat taraflardan biri boşanma davası açtığı taktirde, eşlere tanınan en önemli haklardan bir tanesi Ayrı yaşama hakkıdır.  Boşanma davası açılması ile beraber kadın ayrı yaşama hakkına sahiptir.

  • Kadın, 6284 Sayılı Kanundan Kaynaklanan Koruyucu Tedbirlerin Uygulanmasını talep edebilir.

Şiddet; kişinin, fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar görmesiyle sonuçlanan yada sonuçlanması muhtemel hareketleri, buna yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfi engellenmesini de içeren, toplumsal, kamusal veya özel alanda meydana gelen fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranıştır.Boşanma sürecinde kadına veya müşterek çocuğa yönelik herhangi bir fiziksel, psikolojik, cinsel ya da ekonomik şiddet ya da riski olması halinde, kadın 6284 Sayılı Kanun gereğince koruyucu tedbirlerin alınmasını ve karşı tarafın uzaklaştırılmasını talep edebilir. Verilen koruyucu ve önleyici tedbir kararı sayesinde karşı taraftan gelen her türlü şiddet türleri önlenebilecektir. Karşı taraf bu koruma tedbiri kararlarına riayet etmezse “tedbir kararına muhalefet etmekten” hapisle cezalandırılması söz konusu olabilecektir.

  • Fiziksel şiddet gören kadın ne yapmalıdır? Nereye başvuru yapabilir?

Fiziksel şiddet gören kişi, bunu en yakın karakola şikayet ile bu durumu bildirmelidir. Şiddetten haberdar olan ilgili kolluk birimleri mağdur kişinin evrak ve beyanlarını savcılığa ulaştırmasının akabinde, hazırlanan dosya savcılık koruma kararı alınması üzere ilgili aile mahkemesine gönderilir.

Bazı acil durumlarda polis ve kolluk kuvvetleri şiddeti gerçekleştiren kişinin evden uzaklaştırılmasına yönelik tedbir kararı çıkartabilmektedir.

Şiddet gören ve bu durumdan mağdur olan kişi, şiddet uygulayan kişiyi, savcılığa şikayet edebilir ve koruma tedbiri kararı verilmesini talep edebilir.

Ayrıca şiddet gören kişi, aile mahkemesine bir dilekçe ile başvuruda bulunarak şiddete uğradığını ve yaşadığı evin kendisine ve varsa çocuğa tahsis edilmesini ve şiddet uygulayan kişinin uzaklaştırılmasını talep edebilir.

Verilecek olan koruma kararıyla, şiddet uygulayan kişinin hukuka aykırı bu davranış ve fiilleri yasaklanacak, talepte bulunulan yerlere yaklaşması engellenecektir.

  • Kadın; müşterek konutun kendisine özgülenmesini talep edebilir.

Boşanma davası ile birlikte ortak konutun kadın ve çocuklara özgülenmesini talep etme imkanı mevcuttur. Buna göre kadın ve çocuklar müşterek konutta kalmaya devam edebilecektir.

  • Kadın ortak yaşanan eve aile konutu şerhi konulmasını isteyebilir.

Boşanma sürecinde karşı taraf  kötüniyetle müşterek ikamet edilen evi, mal kaçırmak maksadıyla başkasına devredebilmekte, satabilmektedir. Kadın,  kocası adına kayıtlı bulunan ve aile konutu olarak kullanılan taşınmazın devrini önlemek maksadıyla gayrimenkul üzerine Aile Konutu Şerhi konulmasını talep edebilir.

  • Kadın, dava süresince müşterek çocuğun tedbiren velayetini talep edebilir.

Yukarıda değindiğimiz üzere, boşanma davasının açılması halinde eşler ayrı yaşama hakkına sahip olacaklardır.  Böyle bir durumda müşterek çocuğun dava süresince hangi eşte kalacağı sorunu gündeme gelmektedir. Boşanma davasında kadının en temel haklarından bir tanesi dava süresince müşterek çocuğun tedbiren velayetini talep etme hakkıdır. Kadın bunu talep edebilir, müşterek çocuğun geçici velayetini alabilir.

  • Şayet gerek dava süreci, gerekse dava sonrasında müşterek çocuk velayeti babaya verilmiş ise, kadın tarafın, müşterek çocuk ile kişisel ilişki kurma hakkı mevcuttur.

Eğer çocuğun velayeti gerek dava süresince tedbiren, gerek davası sonrasında babaya verilmiş ise, kadın taraf çocuk ile kişisel ilişki kurma hakkına sahiptir.

Çocuk ile kişisel ilişki kurma hakkı, velayet hakkı kendisine verilmeyen eşe tanınan bir haktır. Bu şekilde çocuklarını görebilmek, çocuğuyla zaman geçirmek, etkileşimde bulunmak hakkı tanınmaktadır. Söz konusu bu hak eşler için olduğu kadar çocuk için de bir haktır. Çocukla kişisel ilişki zamanı ve şekli hakim tarafından belirlenir.

  • Kadın boşanma davası süresince tedbir nafakası alma hakkına sahiptir.

Çalışmayan ve yeterince ekonomik özgürlüğü olmayan bir kadın için boşanma kararı almak oldukça güçtür. Fakat kadınlar bilmelidir ki; boşanma davası açılması halinde kadının ihtiyacı var ise, geliri olsa dahi,  diğer taraftan dava süresince tedbir nafakası talep edebilir.

  • Kadın müşterek çocuk için tedbir nafakası talep edebilir.

Şayet tarafların Müşterek çocuğu var ise, geçici velayeti alan taraf, davanın devamı boyunca çocuğun barınma ve birtakım ihtiyaçları için tedbir nafakası talep edebilir. Mahkeme hakimi tarafından, müşterek çocuğun velayetinin dava süresince tedbiren vermesi halinde, kanunun emredici bir hükmü gereği tedbiren nafakaya da hükmedilir.

  • Kadın müşterek çocuğun bakım ve iaşe giderleri için iştirak nafakası talep edebilir.

Yukarıda bahsettiğimiz üzere mahkeme devam ederken çocuk bakımı ve yaşamsal giderleri için tedbiren nafakaya hükmedilebilecektir. İştirak nafakası, boşanma kararı kesinleştikten sonra ve  çocuk ergin oluncaya kadar ödenmesi gereken bir nafaka türü olup, Müşterek çocuk için talep edilen iştirak nafakası miktarı belirtilmek suretiyle çocuğun velayetiyle birlikte iştirak nafakası da ayrıca talep edilebilir.

İştirak nafakasını velayet kendisine verilmeyen taraf ödemek zorundadır.

  • Kadın yoksulluk Nafakası talep edebilir.

Yoksulluk Nafakası, boşanma ile yoksulluğa düşen taraf için, diğer eş tarafından ödenmesi gereken parasal katkıdır. Kadın taraf, boşanma dilekçesinde mutlaka talebi ve miktarı belirtmelidir. Hakim bu konuda taleple bağlıdır.

  • Kadın, müşterek çocuğun Velayetini talep edebilir.

Müşterek çocuğun velayetinin kime verileceği hususunda bir çok kriter bulunmaktadır. Fakat esas olan şey müşterek çocuğun üstün yararıdır. Çocuğun yaşı, çocuğun eğitim durumu, sağlık durumu gibi hususlarla beraber, çocuğun kimin yanında kalmak istediği temel ve belirleyici kriterlerdir.

  • Kadın Maddi Tazminat talep edebilir.

Boşanma davasında kadının, diğer eşin kusurlu davranışları sebebiyle maddi tazminat Talep edebilme hakkı bulunmaktadır. Maddi tazminat isteyebilmek için, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda az kusurlu ya da kusursuz olması gerekmektedir.

  • Kadın, Manevi Tazminat talep edebilir.

Boşanmaya sebebiyet veren olaylardaki kusur nazara alınarak, diğer tarafın kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması halinde, kadın manevi tazminat talep edebilecektir. Burada Kadının kusursuz ya da az kusurlu olması gerekmektedir.

Taleple bağlılık kuralı gereği, boşanma davası dilekçesinde kadın, istediği tazminat miktarını belirtmek suretiyle manevi tazminat talep etmelidir.

–          Kadın ziynet eşyası alacağı talep edebilir.

Ziynet eşyası alacağı talebinin, miktar doğrultusunda öngörülen harçları ödenerek, boşanma davası ile birlikte yapılması mümkündür. Kadına takılan ve kendisinden alınan ziynet eşyalarını aynen ya da bedelini talep edebilir. Mahkeme ziynetin nitelik ve niceliğinin bir takım deliller ile ispatını isteyecektir.

– Kadın, evlilik birliği içerisinde edinilen mallara ilişkin alacak hakkına sahip olup, bunlara yönelik talepte bulunabilir.

Tarafların evlilik süresi içerisinde edinmiş oldukları taşınır ya da taşınmaz mallar ve birtakım birikimleri boşanma davası sonrasında mal rejiminin tasfiyesine konu olabilecektir. Mal rejimi tasfiyesi davası boşanma davası ile birlikte açılabilir fakat boşanma davası iş bu davanın bekletici meselesi yapılacaktır. Boşanma davasının kesinleşmesinin akabinde malların tasfiyesi gerçekleşecektir.

  • Kadın boşanma davası açarak evden ayrılmışsa evde kalan kişisel eşyalarını talep edebilir. Karşı taraf, böyle bir talep olduğunda evden ayrılan kadına eşyalarını teslim etmelidir. Kişisel malları kadının en doğal hakkıdır.
  • Aile Hukuku alanında ve Boşanma Davaları konusunda yıllarını vermiş tecrübeli bir Avukatla çalışmak menfaatlerin en doğru şekilde temini açısından oldukça önemlidir. Boşanma Davalarında üstün menfaatlerin gözetilerek, doğru zamanda ve hızlı şekilde hareket edilmeli ve dava alanında uzman bir boşanma ve kadın hakları avukatı tarafından takip edilmelidir. Boşanma sonucu, müşterek çocuğun velayeti, mal paylaşımı, nafaka, tazminat..vb konularda kadın tarafın haklı menfaatlerinin korunması için mutlaka alanında profesyonel bir avukatla çalışmanızı önermekteyim.
Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Call Now ButtonDetaylı Bilgi İçin Arayın