Boşanma Davalarıda Maddi Tazminat ve Hukuki Niteliği

Boşanma Davalarıda Maddi Tazminat ve Hukuki Niteliği

Boşanma Davalarında Maddi Tazminatın Hukuki Niteliği

 

Evlilik birliği devam ederken, taraflar birbirleri ile ilgili olumsuz birçok duruma tahammül etmekte ancak taraflarca ortak olarak veya taraflardan birinin Mahkemeye başvurarak başlattığı boşanma süreci ile birlikte, evlilik boyunca aile içinde yaşanan tüm sorunlar tekrar gündeme gelerek, bu durum, taraflara ciddi sorunlar yaşatabilmektedir. Bu süreç sonucunda Mahkemece tarafların boşanmalarına karar verilmesi neticesinde, esler arasındaki evlilik birligi sona erer. Eşlerin boşanması yönündeki Mahkeme kararı, bir takım sonuçların da doğmasına neden olur. Bu sonuçların bir kısmı kişisel bir kısmı ise, mali nitelikte olmaktadır. Maddi tazminat, manevi tazminat, yoksulluk nafası ve mal rejiminin tasfiyesi boşanmanın mali nitelikli sonuçlardır.

Mevcut kanunla birlikte, boşanmanın mali sonuçlarından biri olarak karşımıza çıkan maddi tazminat konusunda boşanma sürecinin devamına ilişkin olarak, eşler ve müşterek çocukları güvence altına alan düzenlemeler yapılmış, taraflar arasında denge kuran bazı hükümler gündeme gelmiştir. Gerek yasakoyucu tarafından kanundaki düzenlemeler, gerekse uygulamada Mahkemelerde Hakimlerin genel tavırlarında ve kararlarında, eş ve müşterek çocukların en az zararla boşanma sonrası hayata adaptelerini sağlama amacı bulunmaktadır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (“TMK”) bosanmada kusuru bulunmayan ya da daha az kusurlu tarafa, boşanma yüzünden uğramış olduğu zararları talep edebilme hakkını tanımıştır. Bu durum TMK.m. 174 f. 1 hükmünde “Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir.” şeklinde açıklanmıştır.

Boşanmada maddi tazminat, TMK. m. 174. hükmünde “Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.” hükmü mevcuttur. Bu hüküm ile birlikte, boşanmada kusuru bulunmayan ya da daha az kusurlu olan tarafa, boşanma nedeniyle uğramış olduğu bir zarar varsa, bu zararaların giderilmesi amacıyla maddi tazminat isteminde bulunma hakkı tanınmaktadır. Boşanma neticesinde doğan zarar, ona sebep olan fiilden kaynaklanmaktadır. Zarar, malvarlığında oluşan eksilmedir. Oluşan zararın mevcut ve boşanmadan kaynaklı olması gerekmektedir.

Boşanma halinde talep edilecek maddi tazminatın hukuk niteliğinin bir sözleşmenin ihlali mi yoksa bir haksız eylem olup olmadığı tartışmalı olmakla beraber, Yargıtay kararlarında ve doktrinde ağır basan görüş, haksız fiilin özel bir türü olarak haksız eylem tazminatı olduğu, bir hukuki ilişkinin ihlali olduğu için nispi bir haksızlık olduğudur.

2. Maddi Tazminatın Amacı ve Fonksiyonu

Boşanma Hukukunda maddi tazminatın amacı, boşanma neticesinde, aile hukukunun emrettiği yükümlülükleri gereği ya da hiç yerine getirmemekten kaynaklanan, kusursuz ya da az kusurlu tarafın uğrayacağı mevcut ve muhtemel zararların giderilmesidir. Söz konusu bu talep, Evlilik birliğinin sona ermesinde kusursuz veya daha az kusuru olan tarafın evlilik birliği içerisinde mevcut hayat standardını sağlanmasına yönelik bir taleptir.

3. Türk Borçlar Hukuku Haksız Fiilden Doğan Maddi Tazminat ile Türk Medeni Kanundan Doğan Maddi Tazminat Alacağı ile İlişkisi

Yukarıda da bahsetmiş olduğumuz üzere, boşanma bizatihi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda(“TBK”)düzenlenen bir haksız fiil olmayıp, boşanma hukukunda zarar, kusura dayanan, haksız fiilin özel türlerinden bir tanesidir. Haksız fiil sorumluluğundan doğan maddi tazminat ile boşanma nedeni ile tarafların birbirinden isteyebileceği maddi tazminata ilişkin yasal düzenlenmeler bir takım farklılıklar taşımaktadır.

Evlenme, aile hukukuna özgü bir sözleşmedir. Boşanma ile meydana gelen zarar sözleşmenin ifa edilmemesinden kaynaklanan zarar olmayıp, aile müessesesinin emrettiği yükümlülüklerin ihmal ve ihlalinden kaynaklanan zarardır. Hukukta zarar, sözleşmeye aykırılıktan veya hukuk düzeninin herkese yüklediği emirlerin ihlalinden kaynaklanmaktadır. TMK.m. 174 haksız fiilin özel bir çeşidini düzenlemekte, bu haksız fiil aile birliğinin gerektirdiği vazifelerin ihmal veya ihlalinden doğmaktadır.

Ebru Ceylan ve Filiz Güneşlioğlu tarafından, Medeni Hukuku ve Borçlar Hukuku açısından herhangi bir ayrıma gidilmeksizin, maddi tazminat alacağının temlik edilebileceği gibi, ölüm halinde mirasçılara da intikal edilebileceği belirtilmiştir.

Ancak, doktrindeki genel görüş, TBK hükümleri kapsamında talep edilen maddi tazminat alacağı, başkasına temlik edilebilir, zarara uğrayan kişinin ölümü halinde mirasçılarına geçebilirken, TMK hükümlerinde açıklanan boşanmaya ilişkin maddi tazminat talebi ise, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olduğundan başkasına temlik edilmesi veya mirasçılara geçmesi söz konusu olmadığı yönündedir.

TBK’da düzenlenen maddi tazminat, boşanma yüzünden meydana gelen maddi zararları karşılamaya yönelik olup, Borçlar Kanununun düzenlediği ölüme neden olma halinde yoksun kalınan destek tazminatı ve yaralanma halinde cismani zarardan doğan tazminatı matematiksel olarak hesaplama imkanı varken, boşanma halindeki maddi tazminatı hesaplama imkanı yoktur.

TMK hükümlerinde yer alan haksız fiil sorumluluğu konusundaki düzenlemeler özel nitelikte olduğundan öncelikle bu kanun hükümleri uygulanmalı, bu kanun hükümlerinin yeterli olmadığı durumlarda ise haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerin uygulanması gerekmektedir.

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

WhatsApp chat